Dünyaca ünlü akademiden Bülent Şık için çağrı: “Yargılamayı durdurun, beraatine karar verin”

81


Şık’ın yargılandığı davanın ikinci duruşması 30 Mayıs’ta yapılacak

Gökçer Tahincioğlu

1982 yılında Irving J. SelikoffCesare Maltoni ve diğer ünlü bilim insanları tarafından kurulan uluslararası akademi Collegium Ramazzini, Sağlık Bakanlığı’nın kamuoyundan gizlediği “kanser araştırması” ile bilgileri açıkladığı gerekçesiyle yargılanan, 30 Mayıs’ta yargılandığı davanın ikinci duruşması yapılacak olan bilim insanı Bülent Şık için, “Yargılamayı durdurun” çağrısı yaptı.

İş ve çevre sağlığı alanlarında uluslararası üne sahip 180 uzmandan oluşan akademinin, Şık için yaptığı açıklama şöyle:

Ciddi endişe duyuyoruz

“Ramazzini Akademisi 35 ülkeden 180 doktor ve bilim insanından oluşan bağımsız, uluslararası bir topluluktur. Topluluğun misyonu hastalığın çevresel ve mesleki nedenleri hakkındaki bilimsel bilgiyi artırmak ve elde edilen bilgiyi hastalığı önlemek, sağlığı iyileştirmek ve hayat kurtarmak amacıyla karar vericilere, medyaya ve küresel topluma aktarmaktır. Ramazzini Akademisi Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen bir kanser araştırması çalışmasının bulgularını açıklamaktan dolayı Dr. Bülent Şık’ın kovuşturmasına karar verilmesi konusunda Türk makamlarının aldıkları karardan dolayı ciddi endişe duymaktadır.

Sağlık Bakanlığı halkı uyarmadı

Bülent Şık seçkin bir gıda mühendisidir. Pestisitler, poliamatik hidrokarbonlar ve ağır metaller gibi gıdalarda bulunan toksik kimyasal kalıntılarını belirlemek için analitik yöntemlerin geliştirilmesi konusunda uzmanlaşmıştır. 2009-2015 yılları arasında Akdeniz Üniversitesi’nde öğretim üyesiydi ve üniversitede Gıda Güvenliği ve Tarımsal Araştırma Merkezi’ni kurmada aktif rol oynayarak aynı kurumda 2010-2015 yılları arasında Teknik Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı. Türkiye’nin Kürt sivillere yönelik askeri şiddetini protesto eden barış dilekçesini imzaladıkları için kamu görevinden çıkarılan diğer yüzlerce akademisyen gibi Bülent Şık da 22 Kasım 2016 tarihinde yayınlanan 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca üniversitedeki akademisyenlik görevinden çıkarılmıştır.

Dr. Şık, Gıda Güvenliği ve Tarımsal Araştırmalar Merkezi’nde çalışırken 2011-2015 yılları arasında Sağlık Bakanlığı’nca binlerce toprak, gıda, hava, yüzey ve yeraltı suyu örneklerinde kanserojen kimyasalların seviyesini belirlemek ve bu kimyasallara maruz kalma ile kanser görülme sıklığındaki artış arasında bir ilişki olup olmadığını değerlendirmek amacıyla yapılan büyük bir araştırma projesinde yer almıştır. Bu çalışmada Dr. ŞIK, çevresel örneklerin analizinde ve ayrıca veri analizinde görev almıştır.

Araştırma çalışması sonucunda Kocaeli ve Ergene Nehri havzasında yer alan üç il olan Kırklareli, Tekirdağ ve Edirne illerinden alınan birçok gıda ve su örneğinde sağlığı tehdit edecek düzeyde pestisit, ağır metal ve poliamatik hidrokarbon kalıntıları tespit edildi. Bazı yerleşim yerlerindeki suların kurşun, alüminyum, krom ve arsenik kirliliği nedeniyle içilemez özellikte olduğu belirlendi.

Araştırma sonuçları Sağlık Bakanlığı tarafından gizli tutuldu ve ara raporlar da yayınlanmadı. Bunlara ek olarak ilgili kamu kurumları uyarılmadı ve maruz kalma riskini azaltmak ya da halkı uyarmak için hiçbir girişim de yapılmadı.

Derhal durdurun

Sağlık Bakanlığı’nın çalışma sonuçlarını gizleme kararından ve halkı koruma görevini yerine getirmemesinden kaygı duyan Dr. Şık ülkenin en eski günlük gazetelerinden biri olan Cumhuriyet Gazetesi’nde bir dizi makale yazarak çalışma sonuçlarını kamuoyuna duyurdu.

Bu makalelerin yayınlanmasından sonra, Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan bir şikâyete dayanarak Dr. Şık hakkında bir soruşturma başlatıldı. Soruşturma gerekçeleri “Göreve ilişkin sırrın açıklanması” (Türk Ceza Kanunu Madde 258); “Açıklanması yasaklanan gizli bilgileri temin etme” (Türk Ceza Kanunu Madde 334); “Açıklanması yasaklanan gizli bilgilerin açıklanması” (Türk Ceza Kanunu Madde 336) ve takdir olunacak diğer suçlamalar olarak belirtilmiştir.

Dr. Şık’ın ilk duruşması 7 Şubat 2019’da İstanbul’da yapıldı.

Dr. Şık duruşmada yaptığı savunmada aşağıdaki ifadeyi dile getirdi:

“Bir akademisyenin sorumluluğu araştırma bulgularını açıklamak ve eğer araştırma bulguları halkı tehdit eden bir duruma işaret ediyorsa önlem alınması amacıyla halkı uyarmaktır. Ortada hayati bir tehdit varsa araştırma bulgularını gizlemek ve halkın bilme hakkını göz ardı etmek kabul edilemez bir tutumdur. Böyle bir durumda bir akademisyen gizlilik anlaşmalarına uymamalıdır. Bir bilim insanı şirketlere veya kurumlara değil öncelikle topluma karşı sorumludur. Çünkü toplumun sağlığı ve geleceği şirketlerin ya da kurumların kısa vadeli çıkarlarına emanet edilemeyecek ölçüde önemlidir.”

Dr. Şık hakkında açılan davanın ikinci duruşması 30 Mayıs 2019 tarihinde görülecek.

Ramazzini Akademisi olarak Türk makamlarını Dr. Şık hakkındaki yargılamayı durdurmaya ve beraat kararı vermeye davet ediyoruz.  Uluslararası topluma ve bilim insanlarına Dr. Şık’ın davasını takip etme ve Türkiye’deki ifade ve araştırma özgürlüğünü koruma çağrısı yapıyoruz.“