Dünya Bankası İklim Krizi “Tehdidi” ile Mücadele İçin Kaynaklarını Artırıyor

47

Dünya Bankası, dün (3 Aralık Pazartesi) yaptığı açıklamada 2020’nin ilk yarısında iklim kriziyle mücadele için yatırımlarını artırırken, ısınan dünyanın yıkıcı etkileriyle başa çıkabilmeleri için refah seviyesi düşük ülkelere yardımda bulunacaklarını belirtiyor.

Haber: Gülce Demirer

Dünya Bankası ve iki kardeş organizasyonu 2021-2025 yılları arasında iklimle mücadele için artan sıcaklık, aşırı hava olayları ve yükselen deniz seviyelerine uyum sağlamak adına yatırımlarını 200 milyar dolarlık bir bütçe ile iki katına çıkaracağını duyuruyor.

Gelişmekte olan ülkeler için uluslararası iklim finansmanı konusundaki son rakamlar, küresel ısınmaya neden olan emisyonları ortadan kaldırmak için temiz enerjiye geçiş ve daha verimli enerji kullanımına yönelik olarak ancak dörtte birlik kısmın uyum çalışmalarına aktarıldığını ortaya koyuyor.

Dünya Bankası CEO’su Kristalina Georgieva, Polonya’da düzenlenen iklim görüşmelerinde Thomson Reuters Foundation’a yaptığı açıklamada “Şu anda afetlerin daha ciddi ve sık yaşandığı bir ‘yeni normal’de yaşıyoruz” diyor. “Nerede olursa olsun adaptasyon sürecini öncelikli hale getirmeliyiz; özellikle de dünyanın en savunmasız yerlerinde” diyerek Afrika’nın kuzeydoğusunu ve Sahra Çölü’nün kuzeyini, sahil bölgelerini ve küçük ada devletlerini işaret ediyor. Dünya Bankası’nın 2020 yılının ortalarından itibaren beş yıl içinde hazırlamayı planladığı 100 milyar dolarlık yatırımın yarısının adaptasyon süreçlerine gideceği belirtilirken, Georgieva, daha sağlam evlerin, okulların ve altyapı inşasının yapılacağını, çiftçilerin iklim değişikliği için hazırlanacağı, suyun akıllıca yönetileceğini ve sosyal güvenlik ağları aracılığıyla insanların gelirlerini koruyacaklarını da ekliyor.

Dünya Bankası ayrıca yatırımın hava tahminlerini iyileştirmeye de ayrılacağını ve gelişmekte olan 30 ülkede 250 milyon insan için erken uyarı sistemi ve iklim bilgi hizmetleri sunacağını söylüyor.

Dünya Bankası Grubu Başkanı Jim Yong Kim yaptığı açıklamada “İklim değişikliği, dünyanın refah seviyesi en düşük ve savunmasız ülkeleri için varoluşsal bir tehdittir. Bu yeni hedefler meseleyi ne kadar ciddiye aldığımızı gösteriyor” diyor. 2014-2018 yılları arasında Dünya Bankası uyum çalışmalarına yaklaşık 21 milyar dolar harcadı. Bu miktar, kurumun fonlarının iklime yönelik faydalarının sadece %40’ını oluşturuyor.

BM eski Genel Sekreteri Ban Ki-moon da, iklim değişikliğinin dünyanın her yerinde insanlar üzerinde geri dönüşü olmayan yıkıcı bir noktaya yaklaştığını belirtiyor. Bu yüzden hepimizin karşı karşıya oluğu tehdidin gerçekliğine uyum sağlamak adına cesur adımlar atmamız gerektiğini vurguluyor.

Dünya Bankası Grubu’nun 100 milyar dolarlık yatırımı, özel sektörle çalışan Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ve Çok Taraflı Yatırım Güvencesi Ajansı’ndan ve özel sermayedarlardan sağlanacak.

IFC Başkanı Philippe Le Houérou, gezegeni kurtarmaya yardımcı olacak projelere yatırım yapmak özel sektörün önünde trilyon dolarlık fırsatlar olduğunu belirtiyor. IFC’nin, fırsatları tespit edeceğini, yatırımları daha az riskli hale getirecek araçlar kullanacağını, yenilenebilir enerji, yeşil binalar, şehirlerde temiz ulaşım ve kentsel atık yönetimi gibi birçok alanda özel sektörün yardımlarını çekeceğini de ekliyor.

Marshall Adaları Devlet Başkanı Hilda Heine, rakımı düşük olan Pasifik ada ülkesinin fırtınalarla boğuştuğunu ve temiz su kaynaklarının deniz tuzu taşkınları nedeniyle tuzlandığını söylüyor. Dünya Bankası’nın yapacağı yeni yatırımların kendilerini daha dirençli, güvenli hale getireceğini ve yaşam kalitesini iyileştireceğini belirtiyor ve ekliyor: “Küresel eylemin, çok geç olmadan hızlanması gerekli”.