Home/Ekosistem, Haber, Toplantı, ULUSAL/Barışa Giden Yollar Konferansında “Doğa ve Barış” tartışıldı

Barışa Giden Yollar Konferansında “Doğa ve Barış” tartışıldı

ANKARA, (DHA) EGET Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Özlem Uzman, dünya nüfusunun beslenebilmesi için yapılan bilimsel çalışmaların sanılanın aksine GDO ve gübrelerle desteklenen tarım yerine, ekolojik tarımın yaygınlaşması gerektiğini ortaya koyduğunu söyledi. TED Üniversitesi’nin “Barışa Giden Yollar” seri konferanslarının altıncısı, “Barış ve Doğa” başlığıyla yapıldı. Konferansta konuşan ekolojik tarım ve ekolojik turizm yaparak elde ettiği gelirleri öğrencilere burs olarak vermek amacıyla kurulan EGET Vakfı’nın kurucuları Safai Özer ve Özlem Uzman, doğa ile uyumlu tarımın mümkün olduğunu vurguladılar. İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Zuhal Yeşilyurt Gündüz’ün hazırladığı konferansa, TED Üniversitesi Rektörü Belgin Ayvaşık da katıldı.

“EKOLOJİ TARIM DÜNYANIN GELECEĞİ”

Eğitim Geriatri Ekolojik Tarım Turizm Vakfı (EGET) Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Özlem Uzman, Birleşmiş Milletler destekli “Kalkınma İçin Tarım Bilimi ve Teknolojisizinde Uluslararası Değerlendirme International Assessment of Agricultural Knowledge Science and Technology for Development” oluşumunun 2009’da yayınladığı “Kavşaktaki Tarım” (Agriculture at a Crossroads) raporunda, dünya nüfusunun beslenebilmesi için ekolojik tarım gerektiğini ortaya koyduğunu vurguladı. Rapor hazırlığına destek veren biyoteknoloji ve genetiği değiştirilmiş organizma (GDO) kuruluşlarının, bu bilimsel sonucu görünce rapor yazım aşamasındayken çekildiklerini hatırlatan Uzman, “Çünkü rapor onların tersine, dünya nüfusunu doyurabilmek için ekolojik tarım tek çözüm diyor” bilgisini verdi. Uzman, ABD Merkezli sağlıklı toprak, yiyecek ve insan ilişkisi üzerine çalışan  Rodale Enstitüsünün, organik toprağın karbondioksiti aldığını, suni gübreli toprağın ise karbondioksit saldığını ispatladığını hatırlattı.

Ekolojik tarımın felsefi olduğu kadar teknik bilim temellerine dayalı bir disiplin olduğunu anlatan Uzman, “Permakültür (sürdürülebilir tarım) Bill Morrison tarafından, doğal ekosistemlerin çeşitliliğine, istikrarına ve esnek dirençliliğine sahip verimli ekosistemlerin bilinçli tasarımı, bakımı ve doğa ile insanın uyumlu biçimde bütünleşmesi olarak tanımlanıyor.

Permakültür zamana yayılmış akılcı gözlemlerden çıkar. Enerji, su tasarrufu, sürdürülebilir yerel gıda üretimi ve bölgesel kendine yeterliliği amaçlıyor. Bize gıda, enerji, barınak sağlayan, dünyanın kaynaklarını koruyan, sürdürülebilir dünya amaçlanıyor” dedi.

ZENGİNLERİN YİYECEĞİ TRÜF MANTARI, DAR GELİRLİ ÖĞRENCİLERE BURS OLACAK

Özlem Uzman EGET Vakfının, öğrencilere burs vermek amacıyla kurulduğunu ve bütün gelirlerini bağışlar ile ekolojik tarım-turizm-geriatrik faaliyetlerden elde edeceğini belirterek, ekolojik tarım bilgisini yaymayı de amaç edindiklerini anlattı. Muğla’nın Ula ilçesinde, kilogram fiyatı 1000 Euro olan, trüf mantarı yetiştirmek için, trüf aşılanmış meşe fidanlarından oluşan 20 dönümlük bir tarım işletmesi kurduklarını belirten Özlem Uzman, ilk hasadın 2019 yılında yapılacağını duyurdu. Aynı arazide iki farklı lavantanın da dikildiğini belirten Uzman, iki farklı türün farklı zamanlarda çiçek açtığını, uzun çiçek süresi sayesinde arıların daha fazla lavanta balı üretme imkanına kavuşacağını bildirdi. Özlem Uzman her iki ürünün de ekolojik tarım ilkelerine uygun yetiştirildiğini belirtti.

İNSAN DOĞAYA ZARAR VEREN TEK CANLI

EGET Kurucusu ve Mütevelli Heyet Başkanı Safai Özer de, yeryüzünde doğaya zarar veren tek canlının insan olduğunu vurguladı. İnsanların “doğa ile savaş” halinde bir davranış sergilediğini vurgulayan Safai Özer, insanların doğa ile ilişkilerinde kendilerini odak aldıklarını, oysa uyumun aranması gerektiğini kaydetti. “İnsanlar, ağaçlar bana hizmet etsin, bitkiler bana hizmet etsin, yeryüzünün canlıları bana hizmet etsin derken, azgınlığımız yeryüzünde, en azından ülkedeki herkes bana hizmet etsin bir anlayışa neden oluyor gönüllerimizde. Sonra da barış umuyoruz” diyen Safai Özer, “Bir  şeylere teslim olmadığımız sürece barışı sağlayamayız. Doğayı teslim almaya çabaladık ve başaramadık. Doğa kıs kıs gülüyor, sonunda teslim alacağım diyor ve o (doğa) teslim alıyor. Bu savaşı bitirmemiz, doğaya teslim olmamız gerekiyor. Ona (doğaya) saygı duyma anlamında teslim olmalıyız, doğadan hiçbir şey talep etmeme anlamında teslim olmaktan değil” dedi.

 

Haber Kaynağı:http://www.hurriyet.com.tr/

By | 2017-12-11T10:54:43+00:00 Aralık 11th, 2017|Ekosistem, Haber, Toplantı, ULUSAL|0 Comments